Kentsel dönüşüm, afet riski altındaki alanların yaşanılabilir hale getirilmesi amacıyla mekânsal ve toplumsal koşulların dikkate alınarak ıslah edilmesidir. Kentsel dönüşüm, şehirleşmenin getirdiği olumsuz etkiler sonucunda riskli bölgelerde yer alan ve bir afet durumunda risk teşkil edecek yapıların, güvenli bir şekilde yeniden inşa edilmesidir. Devlet destekli dönüşüm kredisi, kira yardımı ve vergi masraf indirimi gibi imkanlardan yararlanarak yeniden yapılaşmayı hedefleyen bir dönüşüm sürecidir. 30 Mayıs 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca uygulanan bir süreçtir ve bu kanun Türkiye sınırları içerisindeki riskli yapı sayısını minimize ederek yaşanabilecek kayıpları azaltmayı amaçlar. Aslında Kentsel dönüşümün temel amacı afetlere karşı dayanıklı bir şehir oluşturmak ve sosyal gelişmeyi desteklemektir.
Kentsel Dönüşüm Şartları
Kentsel dönüşümün uygulanabilmesi için bazı şartlar mevcuttur. Öncelikle bir yapının kentsel dönüşüm kapsamında yıkılıp yeniden inşa edilebilmesi için o yapının risk teşkil etmesi ve ”riskli yapı” raporunun bulunması gerekmektedir. Riskli yapı, ömrünü tamamlamış olan, yıkılma veya hasar görme ihtimali teknik değerlendirmeler sonucunda tespit edilen yapıyı ifade eder. Riskli yapı raporu alabilmek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş bir kuruluşa başvurmak gerekmektedir. Başvuruyu binada ikamet eden bir gayrimenkul sahibi kimlik fotokopisi ve tapu ibrazı ile yapabilir. Ancak eğer idare gerek görürse, herhangi bir başvuru olmasa dahi kendiliğinden tespit yapabilir. Bu kuruluşun görevlendirildiği bir uzman tarafından yapının farklı bölgelerinden ama özellikle taşıyıcı kolonlarından karot örneği alınır. Yapının gerçekten risk teşkil ettiği uzman raporuyla tespit edildikten sonra bu raporun kesinleşmesi gerekmektedir. Rapor, kat maliklerine tebligatla bildirilir. Maliklerin riskli yapı raporuna itiraz etmek için 15 günlük bir zamanları vardır. Eğer herhangi bir itiraz gelmezse rapor kesinleşmiş olur.
Kentsel Dönüşüm Projelerinin Amaçları Nelerdir?
Ülkemizin yüzde 71’i deprem bölgesinde bulunduğu için kentsel dönüşüm faaliyetleri kaliteli bir yaşam açısından önem arz etmektedir. Kentsel dönüşüm projelerinin en temel amacı, riskli yapıların ve riskli bölgelerin tespit edilip iyileştirilerek daha sağlıklı, dayanıklı ve yaşanabilir hale getirilmesidir. 6306 sayılı Afet Riskli Yapıların Yenilenmesi Hakkında Kanuna göre Türkiye’de bulunan tüm şehir ve köylerdeki ömrü sona ermiş yapıların, devletin sağladığı bazı yardım ve avantajları kullanarak yeniden yapılanmasını içermektedir. Özet olarak kentsel dönüşüm projeleriyle birlikte kaçak yapılaşmanın önüne geçmek, depreme dayanıklı binalar yaratmak, ve doğal afetler sonucu oluşabilecek can veya mal kayıplarını en aza indirmek amaçlanmaktadır. Kentsel dönüşüm projeleri, yeniden yapılanma planlarına ek olarak, yerleşim yerlerini kültür merkezleri, park veya eğlence alanları gibi günümüz modern ihtiyaçlarını karşılayan tesislere dönüştürmeyi de amaçlamaktadır.
Kentsel Dönüşüm Faaliyetlerini Kimler Yapabilir?
Ülkemizde kentsel dönüşüm faaliyetlerini yürüten kurum Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’dır. Bu kuruma ek olarak yerel belediyelere de kentsel dönüşüm faaliyetleri için çeşitli yetkiler verilmiştir. Yap-işlet-devret şeklinde adlandırılan kamu-özel ortak çalışmalarıyla da kentsel dönüşüm gerçekleştirilmektedir. Ek olarak kat malikleri de dönüşüm faaliyetleri gerçekleştirebilirler ancak mali yükünün fazla olması nedeniyle çok fazla karşılaşılan bir durum değildir.